Türkiye’de Yatırım - ONGUR&PARTNERS

HİZMETLERİMİZ

 Anasayfa / Hizmetlerimiz / Invest in Turkey

Türkiye’de Yatırım

Yabancı Yatırımcılar Tarafından Türkiye’de Yatırıma İlişkin Sorulan 10 Temel Hukuki Soru ve Cevapları

  1. Yabancı Yatırımcıların Türkiye’de yapacakları yatırımlar hangi hukuki düzenlemelere tabidir?

Türkiye’de yabancı yatırımcıların hukuki durumu 17.06.2003 tarih ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ile düzenlenmiştir. Bu yasa yabancı yatırımcıların hukuki durumunu genel hatlarıyla düzenleyen bir rehber niteliğindedir. Ayrıca, Türkiye’nin 80 ülke ile imzaladığı ve 64’ünün yürürlüğe girdiği Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmaları da yatırımcıların hukuki statüsünün belirlenmesinde önemli bir rol oynar. 

 

  1. Türk mevzuatında yabancı yatırım ve yatırımcı kavramları ne şekilde tanımlanmıştır?

Genel olarak yabancı yatırım; çok uluslu şirketlerin kar elde etmek amacıyla, taşınır veya taşınmaz varlıklarını bir ülkeden başka bir ülkeye, bu varlıkların sahibinin kısmen veya tamamen denetimi altında, yatırım yapılan ülkenin refahına katkı sağlar şekilde transferi olarak tanımlanabilir.

4875 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin (b) bendinde yabancı yatırım kavramı yurt dışından getirilen ve yurt içinden sağlanan varlıklar olmak üzere iki ana başlık altında sınıflandırılmıştır.

Yurt dışından getirilenler;

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca alım satımı yapılan konvertibl para şeklinde nakit sermaye, şirket menkul kıymetleri (Devlet tahvilleri hariç), makine ve teçhizat, sınaî ve mülkiyet hakları olarak tanımlanmıştır.

Yurt içinden sağlananlar ise;

Yeniden yatırımda kullanılan kar, hâsılat, para alacağı veya mali değeri olan yatırım ile ilgili diğer haklar, doğal kaynakların aranması ve çıkarılmasına ilişkin haklar gibi iktisadi kıymetler aracılığıyla; yeni şirket kurmak veya şube açmak, menkul kıymet borsaları dışında hisse edinimi veya menkul kıymet borsalarından en az 10% hisse oranı ya da aynı oranda oy hakkı sağlayan edinimler yoluyla mevcut bir şirkete ortak olmak şeklinde tanımlanmıştır.

Yabancı yatırımcı kavramı ise; 4875 Sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nun 2. maddesinde açıklanmış ve iki gruba ayrılmıştır. İlk grupta; Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım yapan, yabancı ülkelerin vatandaşlığına sahip olan gerçek kişiler ile yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşları yer almaktadır. İkinci grupta ise; yabancı ülkelerin kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiler ve uluslararası kuruluşlar yer almaktadır.

III.  Türk mevzuatında Yabancı Yatırımcıların tabi olduğu temel hukuki ilkeler nelerdir?

  1. Yatırım Serbestîsi ve Milli Muamele İlkesi: Uluslararası anlaşmalar ve özel kanun hükümlerince aksi öngörülmedikçe; yabancı yatırımcılar tarafından Türkiye’de doğrudan yatırım yapılması serbesttir ve yabancı yatırımcılar yerli yatırımcılarla eşit muameleye tabidir.
  2. Kamulaştırma ve Devletleştirme Yasağı: 4875 sayılı Kanun’un 3. maddesinin (b) bendinde kamulaştırma ve devletleştirme ile ilgili olarak getirilen düzenleme ile doğrudan yabancı yatırımların, yürürlükteki mevzuat gereğince; kamu yararı gerektirmedikçe ve karşılıkları ödenmedikçe kamulaştırma ve devletleştirme yapılamayacağı hükmü yer almaktadır.
  3. Serbest Transfer İlkesi: Bu ilke doğrultusunda; yabancı yatırımcıların Türkiye’deki faaliyet ve işlemlerinden doğan net kar, temettü, satış, tasfiye ve tazminat bedelleri, lisans, yönetim ve benzeri anlaşmalar karşılığında ödenecek meblağlar ile dış kredi anapara ve faiz ödemeleri, bankalar veya özel finans kurumları aracılığıyla yurtdışına serbestçe transfer edilebilir.
  4. Taşınmaz Edinimi İlkesi: Yabancıların Türkiye’de taşınmaz edinimlerine ilişkin düzenlemeler üç kategoride incelenebilir.
  5. a) Yabancı gerçek kişiler için düzenlemeler,
  6. b) Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiler,
  7. c) 4875 Sayılı Kanun kapsamında yatırım yapan yabancı yatırımcılar.

Anayasa Mahkemesi’nin çeşitli tarihlerdeki iptal kararlarından sonra yabancı gerçek kişilerin ve şirketlerin Türkiye’de taşınmaz edinimlerine ilişkin 2644 Sayılı Tapu Kanunu’nun 35. maddesi yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; Yabancı uyruklu gerçek kişiler, karşılıklı olmak ve kanunî sınırlamalara uyulmak kaydıyla, Türkiye’de işyeri veya mesken olarak kullanmak üzere taşınmaz edinebilirler. Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri de, ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde sınırlı aynî hak edinebilirler. 4875 Sayılı Kanun kapsamında yatırım yapan yabancı yatırımcılar için ise ayrı bir düzenleme söz konusudur. Tapu Kanunu’nun 36. maddesine göre; "Yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketler, ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinebilir ve kullanabilirler.

  1. Uyuşmazlıkların Çözümünde Uygulanan İlkeler: Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkların çözümü konusunda getirilen düzenleme ile özel hukuka tabi olan yatırım sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü ile yabancı yatırımcıların idare ile yaptıkları kamu hizmeti imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden kaynaklanan yatırım uyuşmazlıklarının çözümlenmesi için; görevli ve yetkili Türk mahkemelerinin yanı sıra, ilgili mevzuatta yer alan koşulların oluşması ve tarafların anlaşması kaydıyla, milli veya milletlerarası tahkim ya da diğer uyuşmazlık çözüm yollarına başvurulabileceği esası getirilmiştir.

 

  1. Nakit Dışı Sermayenin Değer Tespiti: Nakit dışındaki sermayenin değer tespiti, Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılır.
  2. Yabancı Personel İstihdamı: Yabancı personelin istihdamında ise; 4875 Sayılı Kanun kapsamında kurulan şirket, şube veya kuruluşlarda istihdam edilecek yabancı uyruklu personele, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çalışma izni verilir.

 

  1. Türkiye’de en yaygın kullanım alanına sahip şirket türleri nelerdir?

20.08.2003 tarih ve 25205 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 9. maddesine göre; yabancı yatırımcıların kurabilecekleri veya iştirak edebilecekleri şirketler Türk Ticaret Kanunu’nda (Bundan böyle TTK. Şeklinde kısaltılacaktır.) düzenlenen şirketler ile Borçlar Kanunu’nda düzenlenen adi şirketlerdir.

TTK’ da düzenlenen şirketler arasında en yaygın kullanıma sahip şirketler Anonim Şirketler ve Limited Şirketlerdir.

TTK. 269 vd. maddeleri ile düzenleme altına alınmış olan Anonim Şirketler, en az beş kişinin belirli bir iktisadi amaç ve konu ile uğraşmak üzere bir unvan altında, sözleşme ile kurdukları, esas sermayesi belirli ve paylara bölünmüş, borçlarından dolayı sadece malvarlığı ile sorumlu, ortakların sorumluluğu taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı, tüzel kişiliği haiz, sınırlı ehliyetli bir ticaret şirketidir.

Yaygın kullanıma sahip şirket türlerinden bir diğeri ise; Limited Şirketlerdir. TTK 503 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan Limited Şirket; “İki veya daha fazla hakiki veya hükmi şahıs tarafından bir ticaret unvanı altında kurulup, ortaklarının mesuliyeti koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile mahdut ve esas sermayesi muayyen olan şirkete limited şirket denir.” şeklinde tanımlanmıştır.

 

  1. Türk hukukunda şirket birleşme ve devralmalarına ilişkin düzenlemeler ne şekildedir?

TTK M. 146/1 Şirket Birleşmeleri genel hatları ile tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre; “Birleşme, iki veya daha fazla ticaret şirketinin birbiriyle birleşerek yeni bir ticaret şirketi kurmalarından veya bir yahut daha fazla ticaret şirketinin mevcut diğer bir ticaret şirketine iltihak etmesinden ibarettir.”

TTK’ da yer alan tanımdan da anlaşıldığı üzere Türk Hukuku’nda iki tür birleşme şekli söz konusudur. Buna göre; İlk tür; yeni kuruluş yolu ile birleşme, ikinci tür ise; devralma yolu ile birleşmedir. Birleşme devralmalarda uygulanacak usul ve esaslar konusunda ilgili İdari mercilerin gerekli durumlarda bilgilendirmesi zorunludur.

 

  1. Türkiye’de yabancıların özelleştirme ihaleleri yoluyla yatırım gerçekleştirme prosedürü ne tür düzenlemelere tabidir?

Türkiye’de Özelleştirmeler konusuna yasal çerçeve 24.11.1994 tarih ve 4046 sayılı “Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun” ile düzenlenmiştir. 4046 Sayılı Kanun’un 18. Maddesinde ise özelleştirmelerde uygulanacak ihale usulleri hüküm altına alınmıştır. Buna göre; özelleştirmelerde; ihaleler kapalı teklif, pazarlık, açık artırma ya da belirli istekliler arasında kapalı teklif usulü izlenerek gerçekleştirilmektedir.

Yabancıların özelleştirmelere iştiraki konusundaki düzenleme ise 4046 sayılı Kanun’un 14. maddesinde yer almaktadır. Buna göre; “Bu Kanun hükümlerine göre yapılacak özelleştirme uygulamaları çerçevesinde yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilere gayrimenkul satışı ve devri mütekabiliyet esasları göz önünde tutularak yürürlükteki mevzuat hükümlerine tabidir”

İdare tarafından milli güvenlik ve kamu düzeni ile yakından ilişkisi olan bazı özelleştirmelerde; Yabancı yatırımcılar için ayrıksı düzenlemeler getirilebilmektedir. Bu nedenle Yabancı Yatırımcının katılmak istediği özelleştirmeye ilişkin özel koşulları takip etmesi faydalı olacaktır. Bu konuda http://www.oib.gov.tr adresinden detaylı bilgi edinilebilir.

 

VII.  Çalışma ve Oturma izni konularına ilişkin düzenlemeler ne şekildedir?

Yabancı personel istihdamı konusu; 4875 Sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nun 3. maddesinin (g) bendinde; ‘Bu kanun kapsamında kurulan şirket, şube ve kuruluşlarda istihdam edilecek yabancı uyruklu personele, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çalışma izni verilir.’şeklinde düzenlenmiştir. Diğer taraftan T.C. Anayasası ile getirilen düzenleme bu konuda sınırlama içermektedir. Anayasa’nın 16. maddesine göre; hak ve hürriyetler yabancılar için uluslararası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir. Yürürlüğe konulan 4817 Sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ile farklı kurumlarca çalışma izni verilmesinin, ülkede çalışan yabancılar hakkında sağlıklı fikir oluşturulamamasına ve bunların denetiminin sağlanamamasına sebep olması; haksız rekabetin ve ülkedeki işsizliğin önlenmesinde kayıt dışı kazancın ekonomiye kazandırılması; işgücü piyasası bakımından kaçak işçi istihdamı ile mücadele ve çalışma izinlerinin olabildiğince tek merkezde toplanarak uluslararası taahhütlerin yerine getirilmesi amacı ile farklı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenmiş olan yabancıların çalışma izinleri konusu olabildiğince tek bir çatı altında toplanmaya çalışılmıştır.

 

VIII.  Türkiye’de uygulanan vergi türleri nelerdir?

Türkiye’de uygulanan vergi türleri sırasıyla;

  1. a) 13.06.2006 tarih ve 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile düzenlenmiş olan Kurumlar Vergisi,
  2. b) 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile düzenlenmiş olan Kişisel Gelir Vergisi,
  3. c) 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ile düzenlenmiş olan Katma Değer Vergisi,
  4. d) 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu ile düzenlenmiş olan Özel Tüketim Vergisi,
  5. e) 6802 Sayılı Gider Vergisi Kanunu ile düzenlenmiş olan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi,
  6. f) 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu ile düzenlenmiş olan Damga Vergisi,
  7. g) 7338 Sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu ile düzenlenmiş olan Veraset ve İntikal Vergisi,
  8. h) Emlak Vergisidir.

 

  1. Yabancı yatırımcılar için vergi teşvik ve istisnalarına ilişkin düzenlemeler nasıldır?

Türkiye’de teşvik başlığı altında; Yatırım Teşvik Belgesi uygulamaları, faiz desteği, vergi istisnaları ve benzeri destekler uygulanmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin 68 ülke ile imzalamış olduğu çifte vergilendirmenin engellenmesi anlaşmaları da yatırım yapan yabancıların korunması ve vergi ödevi konusunda kolaylık ve destek sağlar niteliktedir. Yabancı yatırımcılara yapılan teşvikler konusunda yatırım yapılacak bölgeye göre de çeşitli istisna ve teşviklerden yararlanılabilmektedir. Buna göre üç bölge belirlenmiştir. Serbest Bölgeler, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ve Gelişmekte Olan Bölgeler.

 

  1. a) Serbest Bölgelerde Yatırım Avantajları: 3218 sayılı Serbest Bölgeler kanununa göre; kurumlar vergisinden, gelir vergisinden, muhtasar ödemelerinden, katma değer vergisinden, gümrük vergisinden ve bu bölgeler içindeki işlemler her türlü resim, harç ve fonlardan, banka muamele vergisinden muaf tutulur.

 

  1. b) Teknoloji Geliştirme Bölgeleri: Türkiye’de Teknoloji Geliştirme Bölgeleri destekleri konusunda yasal düzenlemeler 4691 Sayılı Kanun ile gerçekleştirilmiştir. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri'ne yönelik destekler; mükelleflerin yazılım ve Ar-Ge'ye dayalı üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara gelir ve kurumlar vergisi istisnası, bölgede üretilen bazı yazılımların tesliminde KDV istisnası; bölgede çalışılan personelin ücretlerinde gelir vergisi istisnası; yazılım ve Ar-Ge'ye dayalı üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlara ilişkin istisnalar olarak sıralanabilir.

 

  1. c) Gelişmekte Olan Bölgeler: Bu tür bölgelere yatırım yapacak kişilere gelir vergisi stopajı desteği, sigorta prim desteği gibi avantajlar sağlanır. Türkiye’de sektörel, bölgesel ve proje bazlı teşvik uygulamaları ile ilgili yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi konusunda çalışmalar sürmekte olup yatırımcılar tarafından bu hususun yatırım yapılacağı tarihte ayrıca değerlendirilmesi tavsiye olunur.

 

  1. Genel olarak Türk hukuku yatırımcı yatırımcılar için elverişli bir hukuk sistemi midir?

Türkiye özellikle Avrupa Birliği’ne geçiş sürecinin Türk Hukuk sisteminde gerçekleştirdiği etkiler ve 2000 yılından bu yana yapılan yeni düzenlemeler ile yabancıların güvenle yatırım yapabilecekleri ülkeler arasında gösterilmektedir. Özellikle yabancı yatırımcılar için sağlanan eşitlik, milli muamele, yatırım serbestîsi gibi ilkeler ve bunun yanı sıra uyuşmazlık çözümlerinde alternatif çözüm uyuşmazlıkları ve uluslararası tahkim imkânının sağlanmış olması; Türkiye’de gerçekleşen yatırımın hızla artmasına zemin hazırlamaktadır. Ayrıca bu konuda uzmanlaşmış kadroya sahip yeni idari birimlerin yatırımcıları desteklemesi ve dinamik çalışmaları ile yatırımcılara sağladıkları kolaylıklar sektörün hızla yükselmesinde etkin bir rol oynamaktadır. Yatırma ilişkin yararlı birtakım bilgilere http://www.invest.gov.tr adresinden ulaşılabilir.

Bu çalışma site ziyaretçilerini bilgilendirmek üzere hazırlanmıştır. Tarafımızdan görüş alınmadan, bu çalışmadan yola çıkarak karar alınması ya da işlemler yapılması tavsiye olunmaz ve bu konuda ONGUR&PARTNERS Avukatlık Bürosu tarafından hiçbir hukuki sorumluluk kabul edilmez.

PULAŞLI, H. ; Şirketler Hukuku, 6. Bası, Adana, 2007, s. 188.

 

 

İlgili Mevzuat

Turkish Free Zones Law ...

Free Zones Law Law Nr. 3218 Approved: June 6, 1985 Issued: June 15, 1985 SECTION ONE GENERAL PROVISIONS Objectives and Scope   ARTICLE 1 - This Law encompasses matters related to the establishment of free zones; the determination of their location and boundaries; their management; the scope of their activities; their operation; and the establishment of installations and facilities within the zone; with the objective of increasing export-oriented investment and production in Turkey...
Oku ...

Foreign Direct Investment Law ...

Law No. 4875 Date of Passage: June 5, 2003 Date of Official Gazette: June 17, 2003   OBJECTIVE AND SCOPE   Article 1. The objective of this Law is to regulate the principles to encourage foreign direct investments; to protect the rights of foreign investors; to define investment and investor in line with international standards; to establish a notification-based system for foreign direct investments rather than screening and approval; and to increase foreign direct investmen...
Oku ...